E-Ticaret ve Lojistik Teknolojileri

Tuğçe Düzen 20.12.2018

Online alışveriş kavramı ülkemizde ve dünyada her geçen gün gelişiyor ve gelişmeye devam ediyor. E-ticaret firmalarının kapsamlı ürün seçenekleri ve ürün iade politikalarının onlar için nasıl problemler yarattığını hiç düşünmüş müydünüz?

Amerikalı Perakende Danışmanlık Firmacı HRC tarafından hazırlanan rapora göre, iade olan ürünlerin yönetimi e-ticaret sitelerindeki en büyük problem olarak görülüyor. E-ticaret firmalarının geniş ürün yelpazesi ile birlikte yer alan ürün iade politikaları göz önünde bulundurulduğunda satılan ürünlerin neredeyse %50 sinin iade edildiği ve bununla birlikte firmalara yeni problemler yaratıldığını söyleyebiliriz. 

Bu gibi problemler için modern depolama çözümlerinin yanı sıra online çözümlere de sahip olmak gerekiyor. Kurallara uygun olmayan şekilde yapılan geri ödeme yönetiminin e-ticaret kârlılığını üçte bir oranında azaltabileceği konusu büyük önem taşımaktadır.

İlgili düzenlemelere uygun olarak, tüketici 14 gün içinde satın aldığı ürünü iade etme hakkına sahiptir. Sektörde yer alan, satın alınan ürünlerin ücretsiz gönderimi kavramı  e-tüketicilere güven verdi ve ücretsiz gönderimi kavramına alışıldı. Bu sebeple, artık e-ticaret sitelerinden ürün iadesi maliyetlerini de üstlenmelerini beklemek şaşırtıcı değildir.

Ücretsiz iadeler büyük ve sistematik firmalar için işlerinin ayrılmaz bir parçası olarak görülebilir iken küçük ve orta ölçekli firmalar için bir problem haline gelmektedir. İade ürün politikasının getirilmesi ve maliyetlerini tahmin etmek için, her şeyden önce işletmenin sahip olduğu aylık veya yıllık hizmet yüzdesi hesaplanmalıdır.

Satın alınan malların en uygun ve ücretsiz şekilde iadesi, tüketicilerin online alışveriş sırasında beklediği önemli kriterlerin başında gelmektedir. Medya şirketleri tarafından yürütülen araştırmalar, çevrimiçi alıcıların üçte birinden fazlası için ürünleri hızlı ve kolay bir şekilde iade etme özelliğinin, mağazayı seçerken göz önünde bulundurulması gereken en önemli faktörlerden biri olduğunu gösteriyor. 2017 yılında ürün iade politikalarına dikkat eden kullanıcılarda %3 oranında artış gözlemlenmiştir.

Ürünün satış fiyatı çok daha uzun süreler için mağaza ve ürün seçiminde belirleyici bir faktör olacaktır. Öyle dahi olsa, e-ticaret ile uğraşan çok fazla şirket sahibi sadece satış fiyatı ile kazanamayacaklarının artık farkındadır. İşte bu sebeple bir çok şirket sahibi müşterilerine uygun ve çoğunlukla kolay ürün iade politikası ile yaklaşmaktadır. Bu özellik sektörde yer alan büyük e-ticaret firmalarının tüketicilere sunduğu ücretsiz teslimat ve iade koşullarının etkisiyle oluşmuştur

Müşterinin orijinal siparişteki ürünlerin yalnızca bir kısmını geri gönderdiği veya iade kanalını değiştirdiği durumlarda da geri ödeme yapmalarına izin veren ürün iade işlemlerini basitleştiren ve hızlandıran çözümler halihazırda zaten sunulmaktadır. Çevrimiçi ödemelerin bir parçası olarak, özel bir yönetim paneli kullanılarak, herhangi bir özel yazılımla entegre edilebilen özel olarak hazırlanmış bir web sitesi aracılığıyla yapılabilir.

Ücret iadesi teknik olarak zor görünmese de, ürünün fiziksel geri dönüşü ve yeniden piyasaya sürülmesiyle işler daha karmaşık hale geliyor.

İşte tam olarak da bu sebep ile e-ticaret sektöründe lojistiğin ne kadar büyük bir yer taşıdığını söyleyebiliriz. Sadece lojistiği bir araç ve onu kullanacak bir şoför olarak görmemeliyiz. Günümüzde yaşadığımız e-ticaretde yaşadığımız dijitalleşme örneklerini lojistik sektörü de yaşamaktadır. Ürünlerinizi kontrol edebilmek kolayca taşımacılık siparişleri oluşturabilmek gerektiğinde araç şoförünüzle iletişime geçebilmek için lojistik sektöründeki dijitalleşmelere de ayak uydurmanız gerekmektedir.

İspanyol araştırmacılara göre, 10 yıl içinde lojistik dağıtımlarının büyük bir çoğunluğu elektrik, hibrit ya da diğer çevre dostu ulaşım araçlarıyla yapılmaya başlanacak. E-ticaret endüstrisinin büyümesi, elektrikli araçları seçmek için lojistik operatörlerini motive ediyor. Bir İspanyol taşımacılık web sitesi olan cadenadesuministro.es‘ e göre, iç pazardaki lojistik operatörleri e-ticaret endüstrisinin taleplerini karşılamaya çalışıyor. İnternet üzerinden yapılan alışverişlerin sayısı bakımından İspanya Avrupa ülkeleri arasında 4. Sıradadır.  

TÜBİSAD ve Deloitte tarafından yapılan Türkiye’de E-ticaret araştırması sonuçlarına göre, Türkiye’de perakende sektöründe e-ticaret hacmi 23 Milyon TL olarak kaydedilmiştir. Bu hacim sadece online perakende sektöründe bir yıl içerisinde %31 büyüme yaşadığını kanıtlamaktadır.  

Son olarak, TÜSİAD tarafından yayınlanan “Dijitalleşen Dünyada Ekonominin İtici Gücü: e-Ticaret” konulu raporun Türkiye’de e-ticaret alanında yaşanan gelişmeleri gözler önüne serdiğini söyleyebiliriz. Bu rapora göre, Türkiye’de her 3 kişiden 1i tercihini online alışverişten yana yapıyor ve işlemlerin %19’u  akıllı telefonlar ile gerçekleştiriliyor. 2021 yılında ise e-ticarette akıllı telefon kullanımının %41’e ulaşması bekleniyor. Bu da e-ticaret firmaları için Türkiye’deki potansiyeli açıklamakta ve hızlı gelişen teknolojiye ne kadar çabuk uyum sağladığımızı kanıtlamaktadır.

SEMRush tarafından yayınlanan rapora göre, e-ticarete en çok yatırım yapan sektörün başında hazır giyim sektörü gelmektedir. Araştırmalar Türkiye, İngiltere ve ABD pazarlarında e-ticaretin gelişmesinde en etkili anahtar kelimelerin başında “kargo bedava” ve “ücretsiz teslimat” geldiğini belirtmektedir. Bu da e-ticaret sektörünün gelişmesi adına neden lojistik maliyetlerini en aza indirmeliyiz sorusuna verilecek en doğru cevaplardan biridir.

Kaynakça: trans.info